Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onaylaması, Doğu Akdeniz’deki siyasi ve enerji dengelerini yeniden gündeme taşıdı. Meclis, aynı oturumda 2020 yılında anlaşmayı reddetme ve Ankara ile siyasi ilişkileri kesme yönünde aldığı kararları da geri çekti. Gelişme, Türkiye’nin Trablus yönetimiyle ilişkilerini sürdürürken Libya’nın doğusundaki Halife Hafter yönetimiyle de yakınlaşması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye kararı memnuniyetle karşılarken, Yunanistan, Kıbrıs ve Avrupa Birliği anlaşmaya itiraz etti. Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın iki ülkenin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesindeki hak ve çıkarlarını gözettiğini belirtti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik kararı Türkiye’nin hukuki haklılığının tescili olarak nitelendirirken, Yunanistan anlaşmanın deniz yetki alanlarının sınırlandırılması açısından geçerli bir hukuki zemine dayanmadığını savundu. Avrupa Birliği liderleri de anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği görüşünü yineledi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise AB’nin tutumuna tepki göstererek Türkiye ile Libya’nın egemen devletler olarak karşılıklı anlaşma yapma hakkını savundu.
Kararın önemli yansımalarından birinin Doğu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetlerinde görülmesi bekleniyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Libya Ulusal Petrol Kurumu, 2025 yılında deniz sahalarında jeolojik ve jeofizik çalışmalar için iş birliği başlatmıştı. TPAO’nun 2026 yılında Libya’daki yeni petrol ve doğal gaz lisanslama sürecinde kara ve deniz sahalarında pay alması da iki ülke arasındaki enerji ilişkilerini güçlendirdi. Doğu Libya parlamentosunun onayı, bu iş birliğine siyasi destek sağlayabilecek olsa da yeni arama ve sondaj faaliyetlerinin başlaması ayrıca lisans, yatırım ve operasyon kararlarına bağlı bulunuyor.
Deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklar, bölgesel enerji altyapısı projelerini de etkiliyor. Yunanistan ana karasını Kıbrıs’a ve ilerleyen aşamada İsrail’e bağlaması planlanan yaklaşık 1,9 milyar avroluk Great Sea Interconnector elektrik kablosu projesi, Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanı anlaşmazlığı nedeniyle gecikmelerle karşı karşıya kaldı. Reuters’a göre proje kapsamında deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılması için başvuru yapıldı. Türkiye, kablo güzergâhının 2019 mutabakatının kapsadığı deniz alanlarından geçtiğini savunurken Yunanistan bu görüşü reddediyor.
Libya’daki karar, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki diplomatik ve ekonomik konumunu güçlendirme potansiyeli taşısa da bölgedeki hukuki anlaşmazlıkları sona erdirmiyor. Mısır’ın Yunanistan ile 2020 yılında imzaladığı deniz yetki alanları anlaşması ve Türkiye’nin dışında faaliyet gösteren Doğu Akdeniz Gaz Forumu, bölgedeki farklı iş birliği arayışlarının sürdüğünü gösteriyor. Yeni dönemde belirleyici unsurun, Libya’daki siyasi desteğin somut enerji projelerine dönüşüp dönüşmeyeceği ve tarafların diplomatik anlaşmazlıkları nasıl yöneteceği olması bekleniyor.

Kaynak: Reuters, Reuters, Reuters, Associated Press, Avrupa Konseyi, Bloomberg, Haber7, Oksijen ve Para Analiz; 23 Ekim 2026 tarihli özel haber derlemesi.




















Comments