Our World in Data tarafından yayımlanan küresel karbondioksit (CO₂) emisyon verileri ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, dünyada emisyonların artmaya devam ettiğini ve ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonları 2024 yılında bir önceki yıla göre %5,3 artarak 584,5 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaştı. Kişi başına düşen emisyon miktarı ise 1990’daki 4,2 ton seviyesinden 2023’te 6,5 tona, 2024’te 6,8 tona yükseldi.
Türkiye’de sera gazı emisyonlarının en büyük kaynağını %71,8 ile enerji sektörü oluşturuyor. Enerjiyi %12,9 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, %12,6 ile tarım ve %2,6 ile atık sektörü takip ediyor. Enerji kaynaklı emisyonlar 2024 yılında %5,6 artarak 419,9 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaşırken, 1990 yılına kıyasla %192,3 yükseldi. Bu veriler, Türkiye’nin toplam emisyonlarında enerji kullanımının belirleyici rolünü ortaya koyuyor.
Gaz türlerine göre yapılan değerlendirmede de sektörler arasında önemli farklılıklar görülüyor. Türkiye’nin karbondioksit emisyonlarının %85,9’u enerji sektöründen kaynaklanırken, metan emisyonlarının %62’si ve diazot monoksit emisyonlarının %77,8’i tarım sektöründen geliyor. Bu dağılım, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında enerji dönüşümünün yanı sıra tarım ve sanayideki uygulamaların da önem taşıdığını gösteriyor.
Küresel ölçekte ise fosil yakıt ve sanayi kaynaklı kişi başına CO₂ emisyonları son on yılı aşkın süredir 5 tonun hemen altında seyrediyor. Our World in Data verilerine göre yüksek gelirli bazı ülkelerde kişi başına emisyon miktarı, düşük emisyonlu ülkelere kıyasla 100 kata kadar daha yüksek olabiliyor. Ülkelerin iklim üzerindeki etkileri değerlendirilirken toplam emisyonların yanı sıra kişi başına düşen ve tarihsel emisyonların da dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
Küresel fosil yakıt kaynaklı CO₂ emisyonları artmaya devam ederken, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık gibi bazı ekonomilerde ekonomik büyümenin sürdüğü dönemlerde emisyonların azaldığı görülüyor. Veriler, ekonomik büyüme ile emisyon artışının her zaman aynı yönde ilerlemediğini ve ülkelerin enerji üretimi ile ekonomik yapılarının emisyon eğilimlerinde önemli rol oynadığını gösteriyor.
Kaynak: Our World in Data – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)



















Comments