Enes Koru tarafından hazırlanan ve Bir Gösterge Bir Yorum serisinin 29. sayısında yayımlanan “İstanbullunun Trafik Çilesi” başlıklı analiz, İstanbul’daki trafik yoğunluğunu artan araç sahipliği, uluslararası trafik endeksleri ve kent içi ulaşım alışkanlıkları üzerinden değerlendiriyor. TÜİK, INRIX, TomTom ve İstanbul Planlama Ajansı verilerine dayanan çalışma, İstanbul’da araç sayısındaki hızlı artışın ulaşım altyapısı üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.
İstanbul’da trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 2015’te 3,6 milyonken 2025 sonunda 6,2 milyona yükseldi. Son on yılda %72 artan taşıt sayısındaki büyümenin yaklaşık yarısı son üç yılda gerçekleşti. Aynı dönemde İstanbul’da bin kişiye düşen otomobil sayısı 168’den 258’e, Türkiye genelinde ise 134’ten 202’ye çıktı. Bu veriler, İstanbul’daki otomobil sahipliğinin ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini gösteriyor.
Uluslararası trafik endekslerine göre İstanbul, dünyanın en yoğun trafiğine sahip kentleri arasında yer alıyor. INRIX’in 2025 raporunda dünyanın trafiği en yoğun kenti olarak gösterilen İstanbul’da, işe gidiş saatlerinde araç kullananların yılda ortalama 118 saat kaybettiği hesaplandı. TomTom’un 2025 Trafik Endeksi’nde ise ortalama trafik sıkışıklığı %62’ye ulaştı. İstanbul bu oranla 492 kent arasında 21’inci, Avrupa’da altıncı sırada yer aldı. İki endeksin farklı sonuçları, kullanılan ölçüm yöntemleri ve değerlendirilen yolculuk saatlerinden kaynaklanıyor.
TomTom verilerine göre İstanbul’da 10 kilometrelik bir yolculuk ortalama 23 dakika sürerken, bu süre hafta içi sabah saat 08.00’de 27 dakikaya, akşam 18.00’de ise 33 dakikaya yükseliyor. Sürücüler 2025 yılında yoğun saatlerde trafikte 112 saat kaybetti. Trafik sıkışıklığı temmuz ayında %47’ye gerilerken eylülde %65’e, yılın son üç ayında ise %72–73 seviyelerine ulaştı. Bu değişim, trafik yoğunluğunun mevsimsel ve dönemsel hareketlilikten de etkilendiğini gösteriyor.
İstanbul Planlama Ajansı verilerine göre kentte her gün yaklaşık 30 milyon yolculuk gerçekleştiriliyor. Yolculukların %31,6’sı otomobil ve servislerle, %27,9’u toplu taşımayla yapılıyor. Analizde, karayolu kapasitesinin artırılmasının zamanla yeni araç kullanımını teşvik ederek trafik yoğunluğunu yeniden artırabildiği belirtiliyor. İstanbul’un ulaşım sorununa yönelik çözüm önerileri arasında toplu taşıma ağlarının güçlendirilmesi, yaya ve bisiklet ulaşımının geliştirilmesi ve otomobil odaklı kent planlamasının azaltılması öne çıkıyor.
Analizin tamamı: https://raporbulteni.substack.com/p/istanbullunun-trafik-cilesi-bir-gosterge




















Comments