Greenpeace Araştırma Laboratuvarları tarafından hazırlanan ve Greenpeace Türkiye tarafından yayımlanan “COP31 Öncesinde, Halk Sağlığı ve Türkiye’nin İklim Liderliği Açısından Kömürden Çıkışın Önemi” başlıklı bilgi notu, kömür kullanımının halk sağlığı, çevre ve iklim üzerindeki etkilerini inceliyor. Çalışma, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı süreçte kömürden çıkışın hızlandırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin önemini vurguluyor.
Rapora göre Türkiye’de dış ortam hava kirliliği her yıl yaklaşık 44 bin 200 kişinin ölümüne neden oluyor. Kömürlü termik santrallerden kaynaklanan partikül maddeler, kükürt dioksit, azot oksitler ve ağır metallerin özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturduğu belirtiliyor. Kömür kaynaklı kirleticilerin yüzlerce kilometre taşınabildiği ve santrallerin bulunduğu bölgelerin ötesinde büyükşehirleri ve kıyı bölgelerini de etkileyebildiği ifade ediliyor.
Çalışmada yer alan tahminlere göre Muğla’daki Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy termik santralleri 1983’ten bu yana yaklaşık 45 bin erken ölümle ilişkilendiriliyor. Santrallerin faaliyetlerine devam etmesi halinde 2030’a kadar 5 bin 270 erken ölümün daha yaşanabileceği öngörülüyor. Ayrıca Adana ve Hatay’daki üç santralin kapatılmasıyla 5 bin 350 erken ölümün önlenebileceği, Çanakkale’deki beş santralin kapanmasıyla ise 520 bin kişinin kömür kirliliğine maruziyetinin azaltılabileceği tahmin ediliyor.
Raporda kömür kullanımının sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra asit yağmurları, su ve toprak kirliliği, tarımsal verim kaybı ve doğal yaşam alanlarının tahribatı gibi çevresel sonuçlarına da dikkat çekiliyor. Türkiye’nin 39 Avrupa ülkesi arasında en yüksek PM10 seviyelerine sahip ülkelerden biri olduğu belirtilirken, 2024 yılında çok sayıda ölçüm istasyonunda Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük PM10 kılavuz değerinin aşıldığı aktarılıyor.
Greenpeace, kömürden çıkış için güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımlarının artırılmasını, enerji verimliliğinin geliştirilmesini ve elektrifikasyonun hızlandırılmasını öneriyor. Bilgi notunda, bu adımların hava kirliliğine bağlı sağlık risklerini azaltabileceği, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı sağlayabileceği ve COP31 sürecindeki iklim politikalarını güçlendirebileceği vurgulanıyor.
Raporun tamamı: https://www.greenpeace.org/static/planet4-turkey-stateless/2026/09/6e4e7477-komurden-cikisin-onemi-bilgi-notu.pdf



















Comments