Highsnobiety tarafından hazırlanan “The Status Economy” raporu, tüketicilerin sosyal statü ve kişisel tarzlarını ifade etme biçimlerinin değiştiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre lüks moda ürünlerinin yerini giderek özel gıda ürünleri, kişisel bakım, sağlıklı yaşam ve deneyimler alıyor. Özellikle kültürel trendleri yakından takip eden tüketiciler için artık yalnızca ne giyildiği değil, ne yenildiği ve nasıl yaşandığı da bir statü göstergesine dönüşüyor.
730 kişilik “Kültürel Öncüler” grubuyla yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 71’i gıda alışverişini yaşam tarzını yansıtmanın veya kültürel birikimini göstermenin yeni bir yolu olarak değerlendiriyor. Katılımcıların yüzde 73’ü banyolarındaki ürünlerin kim oldukları hakkında fikir verdiğini, yüzde 63’ü ise doğal şaraplar veya az bilinen kokteyller hakkında bilgi sahibi olmayı kültürel birikimin göstergesi olarak görüyor. Bulgular, statünün yalnızca pahalı ürünlere sahip olmakla değil, belirli ürünleri ve trendleri tanımakla da ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Bu değişim harcama tercihlerine de yansıyor. Kültürel Öncüler arasında 2024’e kıyasla market alışverişi harcamalarını artırdığını belirtenlerin oranı yüzde 58, seyahat harcamalarını artıranların oranı yüzde 48, fitness ve sağlıklı yaşam harcamalarını artıranların oranı ise yüzde 49 oldu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 75’i bazı yiyecek ve içecek markalarını yalnızca satın alınan ürünler değil, daha geniş bir kültürel dünyanın parçası olarak değerlendiriyor.
Raporda “kiler prestiji” olarak tanımlanan yeni eğilim, günlük tüketim ürünlerinin kimlik ve statü göstergesine dönüşmesini ifade ediyor. Özel üretim zeytinyağları, farklı içecekler ve sağlıklı atıştırmalıklar, geleneksel lüks ürünler gibi kişisel zevki ve kültürel farkındalığı yansıtan tercihler olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 62’si, bir kişinin buzdolabının veya kilerinin onun kültürel eğilimleri hakkında fikir verdiğini düşünüyor.
Sağlıklı yaşam ürünleri de bu dönüşümün önemli bir parçası. Araştırmaya katılan Kültürel Öncülerin yüzde 74’ü bu ürünleri kültürel gelişmeleri takip ettiğini göstermenin yeni bir yolu olarak değerlendirirken, yüzde 67’si sağlıklı yaşam ürünleri satın almanın sağlık kadar tarz ve statüyle de ilişkili olduğunu belirtiyor. Rapor, markalar açısından rekabetin yalnızca ürün kalitesi veya fiyat üzerinden değil, kültürel anlam, özgünlük ve tüketicinin kimliğiyle kurulan bağ üzerinden de şekillendiğine dikkat çekiyor.
Raporun tamamı: https://www.highsnobiety.com/?



















Comments