Dünya Neyi KonuşuyorEnerjiİş DünyasındanYapay zekâ

Trump-Xi Görüşmesi Öncesi ABD ve Çin Arasındaki Güvensizlik Küresel İş Birliğini Zorluyor

0

Financial Times yazarı Gideon Rachman, 25 Eylül 2026 tarihli yazısında ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılması planlanan görüşmeyi değerlendiriyor. Ticaret savaşları, yapay zekâ, enerji güvenliği ve uluslararası çatışmaların küresel gündemi belirlediği bir dönemde gerçekleşecek görüşmenin çok sayıda ortak sorunu ele alma fırsatı sunduğunu belirten Rachman, iki ülke arasındaki derin güvensizlik nedeniyle somut ilerleme sağlanmasını beklemediğini ifade ediyor.

ABD-Çin ilişkilerindeki temel anlaşmazlıkların başında ticaret ve teknoloji rekabeti geliyor. Trump yönetiminin 2025 yılında açıkladığı gümrük tarifelerine karşı Çin’in nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin ihracatına getirdiği kısıtlamalar, ABD sanayisi üzerinde baskı oluşturdu. Rachman, Ekim 2025’te Güney Kore’de varılan ticaret ateşkesinin Washington’daki görüşmede yenilenebileceğini, ancak karşılıklı ekonomik hamlelerin taraflar arasındaki güvensizliği artırdığını belirtiyor.

Bu güvensizlik, yapay zekâ ve iklim değişikliği gibi küresel iş birliği gerektiren alanlara da yansıyor. ABD’li teknoloji şirketlerinin yapay zekâ konusunda ortak düzenlemeler talep etmesine rağmen Washington ile Pekin arasındaki rekabetin iş birliğini zorlaştırdığı aktarılıyor. Enerji politikalarında ise ABD’nin petrol ve doğal gaz üretimine dayalı enerji üstünlüğünü öne çıkardığı, Çin’in batarya, güneş paneli, rüzgar türbini ve elektrikli araç teknolojilerinde güçlü bir konum elde ettiği vurgulanıyor. Rachman, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı enerji arzı baskısına rağmen iki ülkenin bu alanda ortak hareket etmesini de beklemiyor.

Uluslararası güvenlik konuları da görüşmenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Rachman, Çin’in Rus ekonomisine sağladığı desteğin Ukrayna savaşının seyrinde etkili olmaya devam ettiğini belirtiyor. Tayvan konusunda ise ABD’nin İran’daki askeri güçlüklerinin ve azalan silah stoklarının Pekin açısından yeni hesaplamalara yol açabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte ABD ve Rusya’nın askeri müdahalelerde karşılaştığı sorunların, Çin’i doğrudan askeri bir adımdan çok siyasi baskı yöntemlerine yöneltebileceğini öne sürüyor.

Rachman, Trump-Xi görüşmesinin diplomatik törenler ve sembolik mesajlar açısından dikkat çekici olabileceğini, ancak ticaret, yapay zekâ, iklim ve uluslararası güvenlik alanlarında kapsamlı bir uzlaşma beklemediğini ifade ediyor. Yazısında iki liderin siyasi yaklaşımlarını eleştirerek küresel sorunların çözümü için daha uzun vadeli ve iş birliğine açık bir liderlik anlayışına ihtiyaç duyulduğunu savunuyor.

Haberin tamamı: https://www.ft.com/content/aa1dbf18-eaa3-411a-9bf0-52c99adcb7a8

Küresel Enerji Krizinde Yeni Tehdit: Dizel Fiyatları 200 Doları Aştı

Önceki

Dünya Genelinde BM’ye Destek %50, Ancak Bölgeler Arasında Büyük Farklar Var

Sonraki

İlginizi Çekebilir.

Comments

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir